Yeme Bozuklukları

Bulimia Nervoza

Anoreksiya nevroza gibi son zamanlarda adını daha sık duymaya başladığımız hastalıklardan birisi bulimiya nervoza. Kelime anlamına bakacak olursa bous (öküz) ve limos (açlık) sözcüklerinden türetilmiş. Yani “bir öküzü yiyebilecek kadar büyük bir açlık” veya “bir öküz kadar yiyebilmek” anlamına gelen patolojik bir iştahı tarifler1. İlk kez 1979 yılında Russell tarafından, tıkınırcasına yeme ile sonuçlanan güçlü ve karşı konulamaz aşırı yeme krizleri, ardından gelen kusma veya telafi davranışları ve altta yatan aşırı şişmanlıktan korkma olarak tariflenmiştir. Yeterli sayıda olmamasına karşın yapılan araştırmalarda, yaşam boyu yaygınlığı kadınlarda yaklaşık %1.5 ve erkeklerde %0.5 olarak bildirilmiştir. Anoreksiya nervozada da olduğu gibi kadınlarda erkeklere oranla 10 kat fazla görülmektedir. Başlangıç yaşı genellikle geç ergenlik veya erken erişkinliktedir.

Anoreksiya Nervoza

Psikiyatrinin acillerinden: Anoreksiya Nervoza

Teknolojinin gelişmesi ve bilgiye ulaşmanın kolaylaşması ile anoreksiya nervoza toplumumuz tarafından daha çok duyulan ve bilinmeye başlanan yeme bozukluğu hastalıklarından birisidir. Oysa ki anoreksiya nervoza sanıldığı gibi modern çağda ortaya çıkan bir rahatsızlık değildir. Bilinen en eski anoreksiya nervoza olgularından birisinin 13.yüzyılda yaşamış İskoç kraliçesi Mary Stewart olduğu bilinmektedir. Peki o zaman nedir bu anoreksiya nevroza? Anoreksiya nevrozanın temel özellikleri bireyin olağan sayılan en az vücut ağırlığına sahip olmayı reddetmesi, kilo almaktan aşırı korkması ve vücut biçimi ya da boyutunu algılamada belirgin bozukluk sergilemesi olarak özetlenebilir.

Yakın zamanda yapılan yaygınlık çalışmalarında anoreksiya nevroza sıklığının her 100.000 kişide 20.2 yani genel toplumda %0.02 sıklığında görüldüğü belirlenmiştir. Bu rahatsızlık kadınlarda erkeklere oranla 10-20 kat daha sıklıkta görülmektedir. Hastalık istisnalar haricinde genellikle kadınlarda, ergenlik ve genç erişkinlik döneminde başlar.