Bu kısımda anahtar kelimelere göre konulara ulaşmanız mümkün olacak. Şu an veritabanımızı henüz oluşturmadığımız için anahtar kelimelere ulaşamamaktasınız.

  • Depresyon ölçekleri

  • Beck

Alkol Bağımlılığı


Alkol keyif verici ,yatıştırıcı,uyuşturucu bazen de ilaç olarak kullanılmıştır.Alkol sağlık sorunları,trafik kazaları,intihar,suç oranında artma ,ekonomik sorunlar gibi pek çok boyutu olan biyopsikososyal bir sorundur.

Alkol kötüye kullanımında birey içme üzerindeki denetimini kaybeder.Bazı kişiler sürekli ve düzenli içmemekle birlikte ,başlayınca çok yüksek miktarda içen, içme nöbetleri olan ,kendisine ve başkasına zarar verici olabilmektedir.

Alkol kötüye kullanımı sıklıkla başka ruhsal bzoukluklarla birlikte görülmektedir.Alkolizm tanısı konan kişilerde başka maddelere bağımlılığı ,depresyon ,duygudurum bozuklukları, anksiyete bozuklukları, şizofreni, kişilik bozukluklukları görülebilir.

“Türkiye ruh sağlığı profili” araştırmasına göre 1995-1996 yılları arasında 12 aylık sürede alkol bağımlılığı tanısı kadınlarda %0.1 ,erkeklerde %1.7 ,genel toplumda ise %0.8 olarak bulunmuştur.Dünya sağlık örgütü tarafından yapılan sağlık taraması çalışmasında 2003 yılında Türkiye’de 18 yaş üstü nüfusta yaşam boyu alkol kullanım oranı %18.9 ,alkol kullanım bzoukluğu ise %1.1 olarak saptanmıştır.

Alkol bağımlılığı en çok 22-35 yaşları arasında görülmektedir.Kadınlarda daha az görülmesine rağmen ülkemizde kadınların alkol kullanım oranı artış göstermektedir.


Alkol Bağımlılığının Belirtileri


Başlıca belirtiler
a)İçkiye karşı aşırı bir istek ya da tutku
b)İçmeyi durduramamak ve kontrollü içmenin mümkün olmaması
c)Kesilme belirtilerinin ortaya çıkmasını önlemek ya da bu belirtileri yatıştırmak için içmek
d)İçki bırakılınca ya da azaltılınca fizyolojik kesilme belirtilerinin ortaya çıkması
e)İçkiyi artırma eğilimi ve başkalarını ağır derecde zehirleyebilecek miktarlara kadar içebilmek;tolerans oluşumu
f)Sosyal ,aile, iş yaşamının gereklerini yerine getiremeyecek biçimde içmeyi sürdürmek
g)Başka ilgi ve zevklere yer vermemek
h)Bir süre bıraktıktan sonra yeniden başlayınca bağımlılık belirtilerinin hızla gelişmesi


Nedenleri


A)Kalıtım : alkol kötüye kullanımı olan bir babanın erkek çocuğunda alkolizm oranı normal topluma göre 4-5 kat daha fazladır.Yine tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre risk daha fazladır.

B)Irk farklılıkları: Bazı ırklarda Japon,Kore,Tayvan gibi alkole karşı bir dayanıksızlığın olduğu bilinmektedir.

C)Kişilik: Alkolkötüye kullanımı olan bireylerin engellenmeye dayanma gücü zayıf,atak, bağımlı, bencil,aşırı isteyen, antisosyal kişilik özellikleri olduğu çeşitli çalışmlarda gösterilmiştir.

D)Refah toplumlarında alkolizm en önde gelen sağlık sorunlarından biridir.Alkolün kolay ve ucuz elde edilebilirliği ile tüketimi ve dolayısıyla aşırı alkol kullanımı da yakından ilişkilidir.

E) Stresör faktörler: Bazı bireyler anksiyete bozukluklarında,depresif bozukluklarda alkol tedavi edici amaçla kullanılabilmektedir.Fakat eninde sonunda bu tedavi edici olduğu düşünülen yol bireyi daha büyük bir soruna itmektedir.


Tanısı


DSM-V göre;

A.On iki aylık süre içinde ,aşağıdakilerden en az ikisi ile kendini gösteren ,klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da işlevsellikte düşmeye yol açan alkol kullanımı
1.Çoğu kez istendiğinden daha büyük ölçüde ya da daha uzun süreli alkol tüketimi
2.Alkol kullanmayı bırakmak için sürekli istek ya da sonuç vermeye çabalar
3.Alkol elde etmek için gerekli etkinliklere çok zaman ayrılır
4.Alkol kullanmak için büyük bir istek duyma
5.İşte ,okulda yada evdeki durumu gereği olan başlıca görevleri yerine getirememe
6.Alkolün etkilerinin neden olduğu sürekli ya da yineleyici toplumsal ya da kişilerarası sorunlar olmasına karşın alkol kullanımı sürdürme
7.Alkol kullanımı nedeniyle toplumsal,işle ilgili ya da eğlenme-dinlenme etkinliklerinin bırakılması ya da azaltılması
8.Tehlikeli durumlarda alkol kullanma
9.Yineleyici bedensel ya da ruhsal bir sorunu olduğunu bilmesine rağmen alkol kullanımı sürdürülür.
10.Tolerans gelişim belirtileri
a.İstenen etkiyi sağlamak için daha fazla alkol kullanım isteği
b.Aynı ölçüde alkol kullanımına karşın daha az etki sağlanması
11.Yoksunluk belirtilerinin gelişmiş olması


Tedavi


İlaç Tedavisi

Tedavide kullanılan başlıca ilaçlar
Disulfiram: Disulfiram karaciğerde alkol yıkımını asetaldehit aşamasına durdurur.Kanda asetaldehit miktarı artar.Alkol tüketme isteği olduğunda ve disülfiram kullanımı devam edildikçe içkiden uzak durma süresi artar.Hastaya disülfiram aldığı sürece alkol alamayacağı,aldığında zehirlenme belirtileri olacağı,fazla aldığında da ölüm olabileceği açıklanmalıdır.
Nalterkson: Alkol opioid reseptörleri üzerine etkilemektedir.Bir opioid reseptör antagonisti olan naltrekson yeniden nüksü önlemede etkindir.Naltrekson içme isteğini,alkolden alınan zevki,alınan alkol miktarını,içilen gün sayısını azaltmaktadır.
Akamprosat: Akamprosat alkolü bırakmış olan bireylerde içme isteğini azalttığı gösterilmiştir.


Psikososyal Yaklaşım


a)Kısa girişim: Alkol kullanım sorunları olan hastalar belli sayıda (3-10) görüşme yapılarak bir yaklaşım uygulanır.
b)Sağaltım isteğini artırıcı yaklaşım: Bu yaklaşım,alkol kullanım bozukluğunda kullanılan sistematik bir girişim modelidir.Amacı sorunlu içicilerde içme davranışının değişmesini sağlamaktır.
c)Bilişsel davranışçı sağaltım: Bilişsel davranışçı yöntemle stres yönetimi ve dürtü kontrol becerilerinin geliştirilmesi hastanın yeniden içmeye başlamasının önlenmesinde oldukça etkili olmaktadır.Bu sağaltımda hastanın davranış ve düşünce örüntülerinin değiştirilmesi hedeflenmektedir.

Koruyucu önlemler


A)Alkolün elde edilebilirliğini kısıtlamak: Alkol üretimini ,satımını,satış günlerini,saatlerini,satış yerlerini kısıtlamak;satılacak kişileri denetlemekgöz önünde bulundurulmalıdır.
B)Alkole karşı isteği azaltma önlemleri: Alkolün sağlığa etkilerini eğitimle topluma iletmek,alkolü almayı teşvik eden toplumsal değerleri,koşulları değiştirmek,alkole karşı çıkan değerleri sağlamlaştırmak sayılabilir.

Dr. Kadir AŞÇIBAŞI


Not: Bu makalenin içeriği yalnızca genel bilgi verme amaçlıdır ve sağlık görevlilerinin tavsiyelerinin yerine geçecek şekilde ele alınmamalıdır. Eğer hastalık şüphesi duyuyorsanız en yakın ruh sağlığı birimine ya da sağlık kuruluşuna başvurun.




  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • 16