Bu kısımda anahtar kelimelere göre konulara ulaşmanız mümkün olacak. Şu an veritabanımızı henüz oluşturmadığımız için anahtar kelimelere ulaşamamaktasınız.

  • Depresyon ölçekleri

  • Beck

Deliryum


Deliryumun başlıca belirtileri dikkatin odaklanmasında ,sürdürülmesinde bozuklukla birlikte görülen bilinç bozukluğu; bilişte demansla açıklanmayan akut ( saatler veya günler süren) değişikler ve zihinsel durumda gün boyu süren dalgalanmalardır. Deliryumun prevalansının %10 ile %51 arasında ve insidansının %4 ile %31 arasında olduğu görülmektedir. Yoğun bakım ünitelerinde bu oran % 80 lere ulaşabilmektedir.


Klinik Özellikleri


Deliryumlu hastaların dikkati odaklama, sürdürmesinde değişiklikler olur.Dikkatleri dağılır,bellekleri zayıftır.Duygulanımda labilite, psikomotor anormalikler, yanlış yorumlama ve varsanılar gelişir.Kısa zaman dilimleri içinde endişe,korku,apati,kızgınlık,öfori,disfori,sinirlilik mevcuttur.Çoğunlukla görsel halusinasyonlar görülür.Hastalar konfüzyon , dezoryantasyon yönelim bozukluğu yaşarlar. Hastalar damar yolunu,kataterleri,EKG bağlantılarını ve diğer tüpleri çekmeye çalışabilirler.


Sebepler


Deliryumun başlıca sebepleri şunlardır:

-Santral sinir sistemi bozukluğu: Nöbet, migren, kafa travması, beyin tümörü,beyin kanamaları)
-Metabolik bozukluk : Elektrolit anormallikleri, diyabetes mellitus, insülin direnci
-Sistemik hastalık: Enfeksiyon ,travma,beslenme yetersizliği,yanıklar,sıcak çarpması
-Tedaviler:Antibiyotikler, antiviraller , antifungaller, steroidler, kardiyak ilaçlar,anestezi, antihipertansiyon ilaçları, antineoplastik ilaçlar,bitkisel tedavi yöntemleri,beslenme destekleri
-Kardiyak:Kalp yetmezliği,aritmi,miyokardiyal enfarktüs,kardiyak cerrahi
-Akciğer:kronik obstrüktif akciğer hastalığı,hipoksi
-Endokrin:Adrenal yetmezlik ,adrenal kriz,tiroid ve paratiroid bozuklukları
-Hematolojik:Anemi,lökemi,kök hücre nakli
-Renal:Renal yetmezlik,üremi
-Hepatik: Hepatit, siroz, hepatik yetmezlik
-Tümörler
-Toksinler


Başlıca risk faktörleri ise;

-Deliryum öyküsü
-Bilişsel bozulma
-Kötü beslenme
-70 yaş üzeri
-Alkol kötüye kullanımı
-Hipertansiyon
-Anormal potasyum, sodyum veya glukoz düzeyi
-Kronik obstrüktif akciğer hastalığı
-Sigara içme öyküsü
-Çoklu ilaç kullanımı
-Tıbbi hastalık


Oluşum mekanizmalarında ise;

-Azalan oksidatif metabolizma
-Azalan kolinerjik işlev
-Aşırı dopamin
-Aşırı norepinefrin
-Aşırı glutamat
-Serotonin dengesizliği
-GABA dengesizliği
-Azalmış beta endorfin
-Anormal sinyal iletimi
-Kan beyin bariyer geçirgenliğinde değişim
-Endokrin anormalliği

Tanısı


Dikkat sağlama ve odaklama yeteneğinde meydana gelen dalgalanmaların ve bilişsel işlev bozukluklarının belirlenmesi tanıda önemlidir. Deliryum sürecinde arada hastanın düzeldiği zaman dilimlerinin olması tanı koyma aşamasında zorluk oluşturabilir.Bu nedenle alınan öykünün önemi büyüktür.Uyku uyanıklık döngüsünde bozukluk,parçalı uyuma,gündüz ve gecenin tersine dönmesi,gün içinde sedasyon ve gece süresince canlanma şeklinde gözlenebilir.

DSM-V göre deliryuma bakacak olursak
A)Dikkati belirli bir konu üzerinde odaklama,sürdürme yada yeni bir konu üzerine kaydırma becerisinde azalma ile giden bilinç bozukluğu
B)Bu bozukluk kısa bir süre içinde gelişir(genellikle saatler,birkaç gün içinde),temel dikkat ve ayrımında olma düzeyinde bir değişiklik vardır ve gün içinde dalgalanmalar gösterir.
C)Bilişte ek bir bozukluk( bellek bozukluğu,yönelim bozukluğu, dil, görsel-uzamsal yeterlilikte bozukluk)
D)Daha önceden var olan ,yerleşik ya da gelişen demans ile açıklanamayan algı bozukluklarının ortaya çıkması
E)Öykü , fizik muayene ya da labarotuar bulgularında,bu bozukluğun genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkili olduğuna ilişkin kanıtlar vardır.


Alttipleri


Hiperaktif alt tipte hastalar psikomotor olarak aktif, uyanık,huzursuz ve heycanlıdır,yüksek sesle ve basınçlı konuşurlar.
Hipoaktif alt tipte ise psikomotor olarak yavaş, sessiz ve geri çekilmiştir,uyanıklığı azalmış ve az konuşur.


Ayırıcıda Tanısı


Demans :Deliryum ve demans ,yönelim bozukluğu ve kısa süreli bellek ile ilgili zorluklar gibi, çakışan semptomlar nedeniyle karıştırılabilir. Demansta semptomlar yavaş gelişir.Bu süre aylar ile yılları alabilir.Dikkat genelde korunur.Genelde uzak bellek bozulmuştur.Parçalı bir uyku gözlenir,düşünceler fakirleşmiş, farkındalık değişmez,tepki zamanı genellikle normal sınırlar içinde olur.

Şizofreni:Bellek problemleri ve yönelim bozukluğu deliryumda daha sık gelişir.Deliryumdaki sanrılar şizofrenideki kadar sistemik ve tuhaf değildir.Başlama hızı ve dikkatteki dalgalanma yine ayırt edici önemli bir noktadır.


Tedavi


Deliryum tedavisinde başlıca dikkat edilmesi gereken noktalar,deliryuma neden olan sebepleri bulmak;hastayı, aileyi, personeli bilgilendirmek; deliryum ile ilişkili davranış bozukluklarının semptomatik tedavisini gerçekleştirmektir.

Farmakolojik tedavi: Bu alanda özellikle yüksek potanslı tipik antipsikotikler kullanılmaktadır.Bunların başında haloperidol gelmektedir.
Atipik antipsikotikler de kullanılmakta fakat yeterli deneyim yoktur.Ayrıca atipik antipsikotiklerin parkinsonizm ve akatizi gibi yan etkileri deliryumu daha karmaşık hale getirmektedir.
Ayrıca benzodiazepinlerde özellikle kısa etkili olanları ajite hastalarda kullanılabilmektedir.(lorazepam ve oksazepam)

Elektrokonvulsif tedavi: Diğer yaklaşımlar işe yaramadığında bir tedavi seçeneği olarak akılda bulunmalıdır.


Seyri


Deliryumun semptomları genellikle 3 ile 5 gün arasında sürmektedir.Fakat şiddetli belirtileri olan bazı hastalarda 6 ve 8nci haftalarda halen belirtiler devam etmektedir.


Dr. Kadir AŞÇIBAŞI


Not: Bu makalenin içeriği yalnızca genel bilgi verme amaçlıdır ve sağlık görevlilerinin tavsiyelerinin yerine geçecek şekilde ele alınmamalıdır. Eğer hastalık şüphesi duyuyorsanız en yakın ruh sağlığı birimine ya da sağlık kuruluşuna başvurun.




  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • 16