Bu kısımda anahtar kelimelere göre konulara ulaşmanız mümkün olacak. Şu an veritabanımızı henüz oluşturmadığımız için anahtar kelimelere ulaşamamaktasınız.

  • Depresyon ölçekleri

  • Beck
2016-12-14 01:38:02

Tıp Fakültesi Öğrencilerinin En Az Dörtte Biri Depresyonda!!!


47 ülkeden 120.000 öğrencinin yer aldığı geniş katılımlı çalışmada, öğrencilerin %27’sinde depresyon veya depresif belirti saptanırken aynı öğrencilerin 1/10’unda ise intihar düşünceleri olduğu gösterildi. Diğer bir deyişle tıp fakültesi öğrencileri intihar riski açısından genel topluma göre 5 kat fazla risk taşımaktalar.

Çalışmada özellikle tıp fakültesine başladıktan sonra ilk yıl içinde depresif belirtilerin %13 oranında arttığı, seneler geçtikçe de bu riskin aynı oranlarda görüldüğü saptanmış. Depresif belirtiler sadece tıp fakültesi eğitiminde değil uzmanlık eğitimi boyunca da aynı sıklıkta görülmekte.

Tıp Fakülteleri  Depresyon Riskini Nasıl Artırıyor?

Çalışma öğrencilerin neden depresyon ve intihar düşüncelerinin daha yüksek oranlarda görüldüğünü net olarak açıklamamakta. Fakat yazarların bu konuda birkaç öngörüsü mevcut.

Tıp fakültelerine girebilmenin ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Fakat bu sadece bir başlangıçtır. Uzun çalışma saatleri, anlaşılması zor olan tıp dili, zorlu tıp eğitimi, rekabetçi yapısı, TUS,  yoğun stres ve tükenmişlik öngörülerden bazıları. Bilindiği gibi depresyon için uykusuzluk risk faktörlerinden birisi ve tıp fakültesi öğrencileri hem derslerine çalışırken hem de nöbetleri yüzünden uykusuz kalmakta. Ek olarak başta Amerika olmak üzere her ülkede tıp eğitimi alabilmek oldukça pahalı. Amerika’da 2014 yılında bir tıp fakültesi öğrencisinin mezun olana kadar ortalama 180.000 dolar harcadığı gösterilmiş. Öğrencilerin çoğu bu yüzden kendisini kapana kısılmış gibi hissetmekte ve tıp fakültesini seçmiş olmanın yanlış bir karar olduğunu düşünseler dahi geri dönüşlerinin olmadığı kanısına kapılmaktalar.

Ayrıca asistanların, uzmanların ya da hocaların baskısı öğrencilerin kendilerini değersiz, yetersiz ve işe yaramaz olarak hissetmelerine yol açmakta.


Tıp Fakülteleri Öğrencilerini Korumak İçin Neler Yapabilir?

Öncelikle depresif belirti ya da depresyonu olan her tıp fakültesi öğrencisine, tıp fakültelerinin psikiyatri servisleri ve psikiyatristleri her türlü desteği sağlamalıdır. Her sene ortalama olarak 300-400 doktorun intihar ettiği düşünülürse bu çok önemli bir konu. Ve ne yazık ki çalışmada depresif belirtileri/depresyonu olanların sadece %16’sı tedavi olmaya istekli bulunmuştur.

Ayrıca değişmesi gereken birkaç hatalı inanış de mevcuttur.

1) Doktorlar zihinsel olarak güçlü olmalıdır, eğer stresle başa çıkmada yeterince güçlü değillerse başka bir alanda çalışmaları gerekmektedir.
2) Psikiyatrik hastalıkların diğer hastalıklar kadar ciddiye alınmasına gerek yoktur.

Oysaki insanlar şeker hastası ya da tansiyon hastası olduğunda rahatlıkla doktoruna gidip ilacını kullanırken, aynı durum depresyon ve diğer psikiyatrik rahatsızlıklarda görülmemektedir.

Sonuç olarak yazarlar çalışmalarının hem tıp fakültesi öğrencilerinde hem de tıp fakültelerinde bir farkındalık yaratacaklarını umduklarını belirtmekte.  

Psikiyatristim.org ailesi olarak sitemizi kurarken en temel önceliklerimizden birisi psikiyatrik hastalıklara karşı olan damgalamayla savaşmaktı. Bu yüzden bu yazıyı okuyan tıp fakültesinde meslektaşlarımız ya da sizde depresif belirtiler varsa hiç zaman kaybetmeden en yakın psikiyatri birimine başvurun.


Not: Yazı http://www.huffingtonpost.com/entry/medical-students-depression_us_584efe55e4b0bd9c3dfdf24b sitesinden alıntılanmıştır. Bire bir çeviri yapılmamıştır.    
 

Not: Bu makalenin içeriği yalnızca genel bilgi verme amaçlıdır ve sağlık görevlilerinin tavsiyelerinin yerine geçecek şekilde ele alınmamalıdır. Eğer hastalık şüphesi duyuyorsanız en yakın ruh sağlığı birimine ya da sağlık kuruluşuna başvurun.