Bu kısımda anahtar kelimelere göre konulara ulaşmanız mümkün olacak. Şu an veritabanımızı henüz oluşturmadığımız için anahtar kelimelere ulaşamamaktasınız.

  • Depresyon ölçekleri

  • Beck
2017-01-01 20:47:07

Neden Aşk Acısı Yaşarız?


Aşık olduğunuz ya da çok sevdiğiniz birinin kaybından sonra yaşadığınız acı bazen katlanılmaz boyuta ulaşabilir. Hatta birçok fiziksel acının önüne geçebilir. Peki, ama zihnimizde olup bittiğine inandığımız aşk ve sevginin ani sonlanması sonrası hissedilen bu yoğun acının biyolojik temelleri var mıdır? Neden bu acıyı yaşarız?

Birkaç yıl önce John Hopkins Üniversitesinde bir grup hekim tarafından kırık kalp sendromu tanımlanmıştır. Bu sendromda yoğun bir duygusal stres sonrasında ölümcül bir kalp sorunu ortaya çıkmaktadır.

Yine geçtiğimiz yıllarda araştırmacılar yaptıkları nörogörüntüleme çalışmaları sonucunda beyinde fiziksel acının işlendiği bölge ile sosyal yönden çekilen acının işlendiği bölgelerin çakıştığını göstermişlerdir.
Sosyal ve fiziksel acı arasındaki nöral bağlantı 1970’lerin sonunda ortaya konmuştur. O dönemde yapılan çalışmada annelerinden ayrılan köpek yavrularına düşük doz morfin verildiğinde daha az ağladıkları görülmüştür. Bu çalışma sonucunda bir opiatın duygusal bir acıyı azaltabildiği ve beyinde sosyal ve fiziksel acının benzer bölgelerde işlendiği iddia edilmiştir. Benzer çalışmalar başka hayvanlarda da denenmiştir. Fakat insanda ispatlanması nörogörüntüleme çalışmaları sonrasında belirlenmiştir.

Fiziksel ve sosyal yönden duyulan bu acıların ortak beyin bölgesine kimi araştırmacılar tarafından şöyle bir açıklama getirilmiştir. Yaşamak için sosyal bağlara ihtiyaç duyan insanoğlunun fiziksel acı sistemi benzer şekilde sosyal ihtiyaçların eksikliğinde de bu stresi tanıyabilmekte ve bu eksikliği giderebilmek için harekete geçmektedir.

Fiziksel acının duyusal ve duygusal olarak iki bileşeni olduğuna inanılmaktadır. Duyusal bileşende acının vücudumuzun neresinde olduğunu anlarız. Duygusal bileşende ise (Anterior singulat korteks duygusal komponenti algılar) o acının bize yaşattığı duyguyu algılarız. Örneğin duygusal bileşeni algılayan anterior singulat korteks hasarı olan hayvanlarda acı hissedilir. Fakat acının verdiği duygusal rahatsızlık hissedilmemiştir. Bu bulguların sonucunda sosyal ve fiziksel acıların duygusal bileşenlerinin olduğu fakat sosyal acıların duyusal bileşeni olmadığı düşünülmüştür.

Ama son zamanlarda yapılan araştırmalarda  (Ethan Kross, Michigan Üniversitesi) sosyal acının da gizli bir duyusal bileşeni olduğunu düşünülmüştür. Bu amaçla yapılan çalışmada Kross ve arkadaşları sevgilisinden ayrılan 40 katılımcıyı beyin görüntüleme yöntemi ile izlemişlerdir. Çalışmanın ilk kısmında katılımcılara ayrıldıkları romantik eşlerinin fotoğrafları gösterilip ayrılıkları hakkında düşünmeleri istenmiş. Sonrasında ise iyi bir arkadaşlarının fotoğrafları gösterilmiş. Çalışmanın ikinci kısmında ise fiziksel uyarı için katılımcıların koluna sıcak ve ılık uyarılar verilmiş. Beklenildiği gibi duygusal acılar beyinde anterior singulat kortekste eski sevgilisini görme ve sıcak uyarı ile aktivite artışı oluşturmuştur. Fakat ilginç olan fiziksel acı ile ilişkili olan somatosensoriyal korteks ve dorsal posterior insulada da aynı anda aktivite artışı görülmüştür. Bu bulgular sosyal ve fiziksel acıların sadece strese sebep olmadığını aynı zamanda her ikisinin sensoriyal beyin bölgelerini uyardığını göstermiştir.

Tabii ki bu çalışmalardan sonra fiziksel ve sosyal acının ayn şey olduğunu söyleyemeyiz. Yüzünüze yediğiniz bir yumruğun acısını bir süre yaşar sonra kolaylıkla atlatabilirsiniz; fakat kaybettiğiniz aşkınızın hatırası çok uzun süre devam edebilir.

Yine yapılan bazı çalışmalarda bilişsel süreçleri değerlendirmek için yapılan testler esnasında duygusal acılarını hatırlayanların fiziksel acılarını hatırlayanlara göre daha beyinlerinin çalışmasının yavaş oldukları gösterilmiştir.

“ İlişki içerikli acılar kolayca yeniden yaşantılanırken, fiziksel acıların yeniden yaşantılanması bu kadar kolay değildir”

Mümkünse hiç aşk acısı çekmemeniz, çekiyorsanız da en kısa sürede aşk acınızın geçmesi dileğiyle :)

Not: Bu makalenin içeriği yalnızca genel bilgi verme amaçlıdır ve sağlık görevlilerinin tavsiyelerinin yerine geçecek şekilde ele alınmamalıdır. Eğer hastalık şüphesi duyuyorsanız en yakın ruh sağlığı birimine ya da sağlık kuruluşuna başvurun.