Kişilik Bozukluğu

Kişilik Bozukluğu

İnsanın kendini keşfetme, kişilikleri tanıma ve sınıflandırma çabaları çok eski çağlara kadar dayanmaktadır. Örneğin bu bağlamda Hipokrat kişilikleri tanımlarken sanguine (kanlı), melancholic (kara safralı) gibi ifadeler kullanmıştır. Sheldon endomorf-mesomorf, somatotonik-serebrotonik gibi beden tiplerine göre kişilik türlerini tanımlamaya çalışmıştır. Jung, Cloninger, Eysenck gibi birçok araştırmacı kişiliği farklı boyut ve kesitlerde ele almıştır. Sonraki yazılarda ele alacağımız bu kuramları şimdilik bir kenara bırakarak, kişilik ve kişilik bozukluğu kavramlarını ele alacağız.

Kişilik Nedir?

İnsanları birbirinden farklı kılan, tüm alanlarda kendini gösteren, çevresiyle ve kendisi ile ilişkilerini ve tepkilerini belirleyen bedensel, ruhsal ve fiziksel özellikleridir. Huy (Mizaç) ve Karakter olmak üzere iki bileşenden oluşur. Huy, ya da Mizaç daha çok genetik ve biyolojik özellikler nedeniyle sahip olduğumuz özelliklerken, Karakter daha çok çevre ve sosyal ortamla olan ilişkilerimiz nedeniyle kazandığımız kişilik özellikleridir.

Kişilik Bozukluğu Nedir?

Tanım olarak bireyin toplumsal uyumunda, düzenli iş tutabilmesinde, ilişkilerinde süreklilik sağlayabilmesinde önemli farklılıkların görece değişmeden uzun süre bulunmasıdır. Kişiliğin tanımında olduğu gibi, farklılıklar (başka bir ifade ile sapmalar) belli bir alanda değil, günlük ve sosyal yaşamın her alanında göze çarpar.

Belirtiler

Kişilik bozukluğu tanısı koymak tanımını yapmak kadar kolay değildir. Çünkü kişilik özellikleri ile kişilik bozukluğu arasında sınırlar keskin değildir. Daha sonra kişilik bozuklukları tek tek ele alındığında görüleceği gibi, her insan bir ya da birkaç kişilik bozukluğunun özelliklerini taşır. Fakat bu durum kişilik bozukluğu tanısı olduğu anlamına gelmez.

Genel anlamda kişilik bozukluklarında sık görülen ortak özellikler şunlardır: 
* Davranış örüntülerinin esneklik göstermeden sürdürülmesi (Yapılan yanlışlardan ders alınmaması vb.), 
* Biliş, duygulanım, dürtü denetimi ve insan ilişkilerinde bulunduğu toplumun geçerli ölçülerinden sapmanın olması, 
* Genellikle çocukluktan ve ilk ergenlik çağından itibaren süregelmesi, 
* Toplum içinde, iş yaşamında belirgin sıkıntıya, çatışmaya yol açması ve çevresini kendisine uydurmaya çalışması (alloplastik uyum), 
* Genellikle benlikle uyumlu olması (ego-sintonik), uyumlu değilse bile kolay kolay değiştirilmemesi

Risk Yaratan ve Sebep Olan Etmenler

A) Psikososyal (Ruhsal-Toplumsal) Nedenler

Gerek psikanalitik, gerekse bilişsel kuram çevrenin kişilik gelişimine etkisine büyük önem vermişlerdir. Çocukluk çağında yaşanan cinsel travmalar, ilgisiz çevre tutumu, ihmal edilen çocuk olma durumları çeşitli kişilik bozukluklarına zemin hazırlamaktadır. Fakat her travma kişilik bozukluğuna neden olmaz. Psikolojik dayanıklılığın biyolojik belirleyicileri ve erken çocukluktaki normal gelişim, travmaların etkisinin belirlenmesinde büyük öneme sahiptir.

B) Biyolojik Nedenler ve Nöroanatomik Mekanizma

Kişilik özelliklerine göre beyindeki dopaminerjik, noradrenerjik yolaklarda, testosteron düzeylerinde değişiklikler saptanmaktadır. Doğum öncesi dönemden erişkin yaşa kadar doğrudan merkezi sinir sistemini etkilemese bile geçirilen kronik hastalıklar, kişilik oluşumunda önemli rol oynayabilir.

C) Genetik Etmenler

Bu konuda ikiz ve evlat edinilenler üzerine yapılmış çalışmalarda, kişiliğin kalıtılabilirliğinin %45-50 civarında olduğu saptanmıştır. En çok kalıtılan kişilik bozuklukları ise antisosyal ve şizotipal kişilik bozukluklarıdır.

Tanısı

DSM-5 içerisinde kişilik bozuklukları kriterlerine göre, daha çok klinik olarak konur. Yaşam olaylarına karşı tutumu, değer yargıları öğrenilmeye çalışılır. Psikanalitik açıdan savunma düzenekleri, kişilik bozukluğu tanısı koymada büyük önem taşır.

Bunlar dışında SCID-II, MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri), Mizaç ve Karakter Envanteri, DSM-5 Kişilik Envanteri  ve Eysenck Kişilik Envanteri gibi ölçekler kişilik hakkında bilgi edinmemize yardımcı olabilir.

Alttipleri

Başlıca kişilik bozuklukları

A Kümesi Kişilik Bozuklukları 
1)Paranoid Kişilik Bozuklukluğu 
2)Şizoid Kişilik Bozuklukluğu 
3)Şizotipal Kişilik Bozuklukluğu

 

B Kümesi Kişilik Bozuklukları 
1)Antisosyal Kişilik Bozuklukluğu 
2)Borderline (Sınırda) Kişilik Bozuklukluğu 
3)Histrionik Kişilik Bozuklukluğu 
4)Narsistik Kişilik Bozukluğu

 

C Kümesi Kişilik Bozuklukları 
1)Bağımlı Kişilik Bozuklukluğu 
2)Çekingen (Kaçıngan) Kişilik Bozuklukluğu 
3)Obsesif Kompulsif Kişilik Bozuklukluğu


(Sonraki yazılarımızda tüm kişilik bozuklukları ayrı ayrı ele alınacaktır.)

Ayırıcı Tanısı

Kişiliğin türüne göre psikozlarla, bağımlılıklarla ve anksiyete bozuklukları ile karışabilirler. Tüm psikiyatrik hastalıklar ek tanı olarak bulunabilir. Birden çok kişilik bozukluğu aynı anda olabilir, bir kümeye ait tüm özellikler görülebilir.

Tedavisi

Kişilik bozukluklarının doğrudan tedavi için başvurusu çok nadirdir. Ya topluma uyum sorunları nedeniyle (antisosyallerin madde kullanımı, suça karışması gibi), ya da yaşam olaylarına bağlı tepkisel depresyon ve anksiyete bozukluğu durumları ile psikiyatriye başvururlar.

Kişiliğin tamamen değiştirilmesi mümkün olmamakla beraber, yapılacak müdahaleler ile toplumsal uyum ve olaylara daha dengeli tepkiler verme sağlanabilir. Krizlerin yatıştırılması sağlanabilir.

Gerek psikanalitik kuramı kullanan psikoterapi teknikleriyle içgörü kazandırarak, gerekse bilişsel davranışcı yöntemlerle doğrudan davranışçı müdahalelerle belli oranda kişilikte değişimler yaratmak mümkündür. Her ne kadar bir kaç yılı bulan terapi süreçleri olsa da, yetkin kişilerin yapacağı psikoterapiler ciddi anlamda fayda sağlamaktadır.

Hastalığın Seyri

Psikiyatrik hastalıklara göre daha süreğen durumlardır. Kişinin psikolojik zihinliğine göre psikoterapiye değişen oranlarda yanıt verirler. Müdahale edilemezse psikiyatrik hastalıkların seyrini olumsuz yönde etkileyeceğinden, hayat kalitesini ciddi oranda değiştirirler. Bu nedenle profesyonel yardım almak ve psikoterapi, kişilik bozukluklarının seyrindeki en önemli belirleyicilerdendir.

Kaynaklar

1 Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, Orhan ÖZTÜRK