Categories
Çocukluk Çağı Ruhsal Hastalıkları Psikiyatri Psikoloji

Akran Zorbalığı

Çocuğun okuldaki güven ve emniyet duygularını zayıflatan ve bu nedenle uyum ve ilerlemesini bozan en önemli faktörlerden biri de sınıf arkadaşları tarafından mağdur edilmektir. Düzenli olarak alay edilen ya da saldırıya uğrayan çocuk, okulu tehditkar bir yer olarak algılayabilir ve dolayısıyla okula karşı olumsuz tutum ve duygular besleyerek zamanla okuldan soğuma ve uzaklaşma davranışı gösterebilir.

Çocuğun, ailesinden sonra sosyal hayatı ve sosyal ilişkileri öğrendiği en önemli çevrelerden birisi okuldur. Çocuklar okul öncesi eğitime başlamaları ile beraber akran ilişkilerini deneyimlemeye de başlarlar. Akran ilişkileri, çocuğun bireysel isteklerini, sosyal bir ortamda nasıl yöneteceği ile ilgili olarak çocuğa zengin yaşantılar sunar. Erken dönemdeki akran ilişkileri, sosyal etkileşim ve ilişkilere yön vermenin yanında aynı zamanda çocuk ve gencin gelecekteki yaşamında sosyal-duygusal ilişkilerine de etki edebilmektedir. Çocukların okula uyum süreçlerinin kolaylaşması ve gelişimlerin desteklenmesi başta sınıf ortamı olmak üzere eğitsel çevrelerindeki güvenliklerine ve rahatlıklarına bağlıdır.

Zorbalık, kasıtlı olarak yapılan, eyleme maruz kalan bireye zarar veren ve bireyde strese yol açan, tekrar eden, güç dengesizliğinin olduğu durumlarda ortaya çıkan saldırgan davranışlardan oluşur. Zorbalığa öğrenciler açısından bakacak olursak, ciddi bir travma olduğu, etkilerinin okul yıllarını aşarak yaşam boyu sürdüğü, dolayısıyla toplum sağlığını da olumsuz etkilediği bilinmektedir. Çocuğun okuldaki güven ve emniyet duygularını zayıflatan ve bu nedenle uyum ve ilerlemeyi bozan faktörlerden biri de sınıf arkadaşları tarafından mağdur edilmektir. Ayrıca, ülkemizde, öğrencilerin zorbalıkla en fazla sınıf içerisinde karşılaştığı, bunu okulun oyun alanları, koridorlar ve kantin ile okul dışı alanların izlediği rapor edilmiştir. Zorbalık doğrudan veya dolaylı olarak yapılabilmektedir. Doğrudan zorbalık, fiziksel ve sözel saldırıları içerirken, dolaylı zorbalık kasıtlı olarak yalnız bırakma ve dışlama gibi davranışları içermektedir.

Zorbalığın uluslararası yaygınlığının %9–54 arasında değiştiği, Türkiye’deki mevcut bulgular değerlendirildiğinde ise yaklaşık her 4 ya da 5 çocuk veya ergenden birinin akran zorbalığına uğradığı ve zorbalığın olumsuz etkilerine maruz kaldığı bildirilmektedir.

Belirtiler

Zorbalık, zorba ve zorbalığa uğrayan öğrencilerin öğrenme ortamlarının yanı sıra fiziksel, psikolojik ve akademik yaşantılarını da kötü etkilemektedir. Düzenli olarak alay edilme ya da saldırıya uğrayan çocuk, okulu tehditkar bir yer olarak algılayabilir ve dolayısıyla okula karşı olumsuz tutum ve duygular besleyerek zamanla okuldan soğuma ve uzaklaşma davranışı gösterebilmektedirler. Zorbalığa maruz kalan çocuklarda; fiziksel belirtiler olarak baş ağrısı, karın ağrısı şikayetleri, kabızlık-ishal, uyku ve yeme bozuklukları; ayrıca, benlik saygılarında düşme, kendilerine ve çevresindeki insanlara olan güvenlerinde azalma da sık görülebilmektedir. Yine bu çocuklarda saldırganlık davranışlarında artış, baş etme becerilerinde azalma, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve hatta intihar etme eğilimi gibi ciddi sorunların da görülebildiği bildirilmiştir.

Riskler ve Sebepleri

Yapılan çalışmalar, erkeklerin daha fazla zorbalık uyguladığına, akran zorbalığına maruz kalmada ise hem kızların hem de erkeklerin aynı oranda risk altında olduğuna işaret etmektedir. Sosyoekonomik düzey açısından bakıldığında ise düşük sosyoekonomik düzeyden gelen öğrencilerin daha fazla akran zorbalığı davranışlarına maruz kaldıkları belirtilmiştir.

Araştırmalar sonucunda, zorbalık yapanların başkalarının başarılarını kıskanan, yenilgiyi kabul edemeyen, empati kuramayan ve kişiler arası ilişkilerde başarılı olamayan kişiler olduğu ve bilindiğinin aksine benlik saygılarının düşük olduğu belirtilmiştir. Genellikle zorba öğrencilerin okulu sevmediği ve akademik başarılarının düşük olduğu görülmüştür. Zorbalar akran grupları içinde genellikle çok sevilmezler. Bu sebeple zorbalar kendi gibi olan akran grupları içinde popüler olmaya çalışırlar. İstediklerini elde etmek için veya sorunlara çözüm bulmak için genellikle şiddete başvurmaktadırlar. Zorbalık yapan çocuğun ailesine bakıldığında ise, genellikle çocuk yetiştirmede tutarsız davranışlar sergileyen, ceza yöntemi olarak genellikle şiddete başvuran, daha az sorumluluk sahibi olan ve çocuklarını ihmal eden, çocuklarına karşı düşmanca davranan ebeveynler oldukları görülmektedir. Aile içinde kardeşlerine zorbalık yapan çocukların küçük yaşlardayken bu davranışları düzeltilmezse ilerleyen yıllarda zorbalık davranışını arttırarak devam ettirdiği görülmüştür.

Zorbalığa uğrayan çocukların ise, zorbalara göre fiziksel olarak daha zayıf, ruhsal olarak daha duyarlı, sakin, temkinli ve kaygılı oldukları görülmüştür.

Hem dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) hem de özgül öğrenme bozukluğunun (Disleksi) zorbalık yapan ve zorbalığa uğrayan çocuk ve gençlerde sık görüldüğü belirtilmektedir. Bu bozukluklar, hem neden hem de sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tanısı

.

Alttipleri

.

Ayırıcı Tanısı

.

Tedavisi

  • Okul çalışanları ve öğrencilere zorbalık hakkında (zorbalığın nedenleri, olumsuz etkileri ve önlenmesine yönelik alınabilecek tedbirler) eğitimler verilmeli,
  • Öğrencilerin, okul içindeki davranışları, aileleri açısından riskli olanları ve öğrencilere ait zorbalığı hazırlayıcı faktörleri (gözlüklü, çok şişman ya da zayıf olma vb.) göz önünde bulundurarak riskli gruplar belirlenmeli,
  • Öğrencilerin benlik saygısını yükseltici eğitim programları hazırlanmalı, onlara etkili problem çözme yaklaşımlarını öğretmeye çalışılmalı,
  • Okul çalışanları ve öğrenciler için güvenli bir çevrenin oluşturulması desteklenmeli,
  • Okulda zorbalığın azaltılması ile ilgili politikalar oluşturulmalı,
  • Zorbalığa maruz kalan öğrencilerin duygularını öğretmenleri, okul yönetimi, aileleri ve gerektiğinde çocuk-genç psikiyatrisi hekimleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirilmeli,
  • Zorbalığa maruz kalan öğrenciler arkadaş grupları içinde daha az bulunduklarından onların yeni arkadaşlık ilişkileri geliştirmeleri ya da var olan arkadaşlık ilişkilerini korumaları konusunda destek (izcilik kulüpleri, spor ya da sanat kulüplerine üye olmaları gibi) sağlayarak sosyal becerilerini geliştirmelerine, benlik saygılarını yükseltmelerine ve yeni arkadaşlar kazanmalarına yardımcı olunmalı,
  • Zorbalık yapan öğrencilere yönelik de okul-aile ve gerektiğinde çocuk-genç psikiyatrisi hekimleri ile iş birliği yapılmalı, destek ve tedavi programları yürütülmelidir.

Hastalığın Seyri

Zorbalık, kısa ve uzun vadede birçok soruna neden olmaktadır. Doğru müdahaleler ve tedavilerin yapıldığı çocuklar normal, sağlıklı bir yaşam sürebilmektedir. Uzun süreler zorbalık yapan ve zorbalığa uğrayan çocukların akademik ve gelecek başarılarının etkilendiği gibi özgüvenlerinin azaldığı, diğer kişilere karşı güven duygularının zedelendiği, anksiyete, depresyon ve intihar girişimleri gibi ruhsal sorunların sıkça görüldüğü bilinmektedir.

Kaynaklar
  1. Bayraktar, F. (2009). Ergenlerin zorba ve kurban davranışlarında birey, aile, akran ve okula dair özelliklerin rolü: Bütüncül bir model önerisi. Yayınlanmamış doktora tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
  2. Burnukara, P. (2009). İlk ve orta ergenlikte geleneksel ve sanal akran zorbalığına ilişkin betimsel bir inceleme. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
  3. Yurtal F. ve Cenkseven F. (2006). İlköğretim okullarında zorbalığın incelenmesi. 1. Şiddet ve Okul: Okul ve Çevresinde Çocuğa Yönelik Şiddete ve Alınabilecek Tedbirler Uluslararası Katılımlı Sempozyumu, İstanbul, Türkiye.
  4. Yöndem, Z. D. ve Totan, T. (2008). Ergenlerde zorbalık ve stresle baş etme. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 3(35), 28-37.
  5. Salı, G. (2014). Okulöncesi dönem çocuklarında akran ilişkilerinin ve akran şiddetine maruz kalmanın çeşitli değişkenler açısından incelenmesi. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 43(2), 195-216.
  6. Küçükturan, G. ve Gökler, B. (2014). Investigation of the teachers’ coping strategies against peer bullying. European
    International Journal of Science and Technology, 3(9), 99-114.

 

By Yekta ÖZKAN

25.02.1989 yılında Aydın'ın Çine ilçesinde doğdu. İlkokul ve ortaokul eğitimi ve öğretimini Aydın-Çine Namık Kemal İlköğretim Okulu'nda aldı. Lise'yi Muğla 75. Yıl Fen Lisesi'nde okudu ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı, tıpta uzmanlık sınavında(TUS) Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bölümünü kazandı. 2019 yılında uzman oldu. Şu an Çankırı Devlet Hastanesi'nde görev yapmaktadır.
Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur'un düzenlediği Céu Salvador ve ekibinin eğitici olduğu çocuk ve gençlerde bilişsel davranışçı psikoterapi eğitimini tamamlayarak çocuk ve gençlerde bilişsel davranışçı psikoterapist ünvanı aldı.
Çocuk ve Genç Psikiyatrisi derneğinin düzenlediği dinamik yönelimli psikoterapi kuramsal eğitimini tamamladı, dinamik yönelimli psikoterapi eğitimleri ve süpervizyonları ise hala devam etmektedir.