Categories
Bilişsel Bozukluklar

Demans (Bunama)

Demans bilişsel işlevlerin ilerleyen bir süreç zarfında bozulmasıdır. Bellek,dikkat,düşünme ve kavramada zorluk meydana gelmektedir.Bunun yanında duygu-durum,kişilik ,sosyal işlevlerde etkilenir.Hafıza kaybı tek başına demans olarak değerlendirilmemelidir.Demans tanısı için bellek yetersizliğinin yanında en az bir başka bilişsel yetersizlik daha gereklidir.( yargılama ,konuşma dilinde bozulma,günlük aktiviteleri yerine getirmede zorluk gibi)

Demansın sıklığına baktığımızda 65 yaşın üzerinde sıklığı yaklaşık % 5 iken,85 yaşın üzerinde %20-40 arasında değişmektedir.

Belirtiler

Bellekte bozulma : Demanstaki belleğin bozulması genellikle kısa süreli belleğin bozulması olarak kendini gösterir.Yeni bilginin öğrenilmesinde zorluk yaşanır.Demansın ileri safhalarında uzun süreli bellekte de sorunlar ortaya çıkmaktadır.Hastalar randevuları hatırlayamaz,mutfakta tüpün altını açık unutup yemeği yakabilir,eşyalarını yanlış yere koyabilirler.Hastalar nerde olduklarını hatırlamayıp kaybolabilirler, hiç yaşanmamış olayları yaşanmış gibi hatırlayabilirler.

Dil : Konuşmada bozukluk,konuşulanı anlamada bozukluk,anlamsız konuşma,cisimleri isimlendirmede zorluk yaşanabilir.

Apraksi : koordine motor faaliyetleri gerçekleştirememe yada gerçekleştirme yeteneğinin azalmasıdır.Yemek pişirememe,giyinememe,yıkanamama,tuvalete gidememe,yemek yiyememe şeklinde yansır.

Agnozi :Duyusal uyaranlar(görme,koku vb), duyusal herhangi bir bozukluk olmamasına rağmen tam olarak tanınamaz.(Çatalla çorba içmeye çalışmak gibi) Yüzleri tanımakta zorluk çekebilirler.Bilindik kokuları tanıyamayabilirler.

Yürütücü işlevler : İşleri planlama,sıralama,yürütme yeteneğinde bozulma görülebilir.İşlerinde performans düşer,aktiviteleri planlayamaz( Çarşıya gidip fatura ödeme gibi)

Kişilik ve davranış değişiklikleri : Hastanın çevresinde ve ailesindeki bireyler tarafından fark edilen kişilik ve davranış değişikliği demanslı hastalar için önemli bir problemdir.hastalar içe kapanık olurlar.Gün boyu bir şey yapmadan aynı yerde oturabilirler.Yada çok huzursuz olup ,öfke patlamaları yaşayabilirler.

Riskler ve Sebepleri

Genetik yatkınlık, hipertansiyon ya da damarlarda hasara neden olabilecek diğer hastalıklar olası risklerdir.  Lewy cisimcikli demans,Pick hastalığı, frontotemporal demans, normal basınçlı hidrosefali, alkolik demans , Parkinson hastalığı , vitamin eksiklikleri olarak sayılabilir.

Tanısı

Demans tanısı öykü alımı,klinik muayene ve testler ile yapılır.Öykü alım kısmında hastanın yakınları büyük önem taşır.Hastanın geçmiş tıbbi öyküsü de ayrıntılı alınmalıdır.Aynı zamanda hastanın aile öyküsü de demans açısından önem arz etmektedir.

Hastanın ruhsal muayenesi de yapılmalı özellikle bilişsel işlevler değerlendirilmelidir.Ayrıca mental durumu değerlendiren birçok test bulunmaktadır.Bunlardan faydalanılabilir.

Laboratuvar testleri

Karaciğer ve böbrek işlevlerini,elektrolit değerlerini,endokrin değerlendirmeyi de içermelidir.Kullanılan ilaç veya maruz kalınan toksin riski varsa bunların serum değerleri dikkate alınmalıdır.Kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalıklar ve risk faktörleri göz önünde tutulmalıdır.Ülkemizde çok yaygın olmasa da HIV ile bulaş ve buna bağlı olabilecek demans da akılda tutulmalıdır.

Lomber ponksiyon,EEG ve uyku çalışmaları rutinde gerekli olmayan uygulamalardır.Gerekli görüldüğünde yapılmalıdır.Beyin görüntüleme çalışmaları da vasküler olaylar ve neoplazm düşündüren durumlarda gereklidir.

Alttipleri

65 yaş üzerinde en sık demans tipleri Alzheimer hastalığı( % 60) ,vasküler demans (% 15) ve karışık vasküler (%15) olarak sıralanabilir. Bazı Parkinson hastalığıyla giden sendromlarda görülebilir. Önce davranış değişikliklerinin olduğu Frontotemporal demans da daha az görülen tiplerdendir.

Ayırıcı Tanısı

Özellikle sebepler arasında yer alan diğer tıbbi nedenler iyi ayırt edilmelidir. Nörolojik muayene dikkatli yapılmalı ve Parkinsona eşlik eden demans tablosu ise, Parkinson açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Psikiyatrik hastalıklar arasında en önemli ayırt edilmesi gereken tanı ise depresyondur. Yaşlılık döneminde ortaya çıkan depresyon, bilişsel işlevleri daha çok etkilemekte ve unutkanlığın önplana çıkması sonucu demans ile karıştırılmasına yol açmaktadır. Depresyon sonrası ortaya çıkan bu demans benzeri tabloya pseudodemans (Yalancı bunama) denir.

Tedavisi

Tedavide şu faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.Hastalığın gidişatı yavaşlatılmalı,mevcut belirtilere yönelik tedavi uygulanmalıdır.

Demans hastalarında davranış bozuklukları,amaçsız davranışlar ( eşyalarını toplama ,dağıtma,evin içinde dolanma gibi) ,sinirlilik,kendine zarar verici davranışlar,uyku-uyanıklık siklus bozukluğu,paronoid sanrılar,görsel –işitsel halusinasyonlar görülebilir.Bu belirtiler bazen araya giren diğer tıbbi sorunlar nedeniyle kötüleşebilir ya da mevcut durumu daha karmaşık hale sokabilir.

Farmakolojik(İlaç) Tedavi

Antipsikotik ilaçlar ( haloperidol,risperidon,olanzapin gibi ) ajitasyon ve psikotik bozukluklarda etkindirler.

Trazadon bir antideprasandır. Depresif belirtiler gösteren,uyku bozukluğu ve ajitasyon yaşayan hastalarda etkindir.

Duygu-durum dengeleyiciler ( karbamazepin,valproik asit vb) ile ajiatsyonda azalma gözlenmektedir.

Kolinesteraz inhibitörleri:Alzheimer hastalığı ve lewy cisimcikli demansta davranış bozukluklarını olumlu yönde etkilediği ortaya konmuştur.Aynı zamanda anksiyete,apati,sinirlilik belirtilerine de iyi gelmektedir.

Gündelik yaşam için öneriler

Hastalara günlük aktivite programı düzenlenmeli( egzersiz,sosyalleşmeye yönelik etkinlikler gibi)

Hastaların çevre düzenlenmesi yapılmalı zihinleri karışık hale getiren eşyalar ve düzenlemeler değiştirilmelidir.ortam hastalar için güvenli hale getirilmelidir.

Hastanın ailesi ve bakımvereni hastalık hakkında bilgilendirilmelidir.

Hastalığın Seyri

Maalesef mevcut tedaviler özellikle Alzheimer tipi demansta kalıcı düzelmeler yaratmaz. Fakat ilerleme hızını yavaşlatabilir. O yüzden iyileştirmese de önerilen tedavinin kullanılması hızlı ilerlemenin önlenmesi açısından önemlidir. Özellikle geç dönemde kişinin kaldığı yer ve bakımveren kişinin değiştirilmemesi gerekir. Bu tür değişimlerin hastalığın daha hafif dönemlerinde yapılması ve tanı sonrası kişinin kaldığı yer ve daha çok gördüğü bakımverenin aynı kalması önemlidir.